Çarşamba, Temmuz 21, 2010

Merhaba Blogger Dunyasi

'Bloglama' mevhumuyla yildizim uzun seneler boyunca barismadi. Konuyla ilgili fikirlerimi urbandictionary o kadar iyi anlatmis ki, sizlerle de paylasmak istedim:

"Term used to describe anyone with enough time or narcissism to document every tedious bit of minutia filling their uneventful lives. Possibly the most annoying thing about bloggers is the sense of self-importance they get after even the most modest of publicity. Sometimes it takes as little as a referral on a more popular blogger's website to set the lesser blogger's ego into orbit."
Usually occurs after a person purchases or attains access to a computer but before they learn anything about writing.
Bilgisayarin icadi ve yayginlasmasina ragmen daktilosundan baska hicbir seyle yazamayan kohne yazarlar gibi, internette herhangi bir yere yazilarimi koymayi reddettim. Insanlara neydi ki? Okuyacak tonlarca cok daha onemli sey vardi. Fakat, gecen sene tumblrla tanistim. Twitter sayesinde hayatimiza girmis micro-blogging kavramini en ust duzeye tasiyan, kolayliklariyla internetten anlamayan insanlari bile kendisini rahatlikla kullanmaya yonlendiren, takip etme yontemiyle gonderilen postlari es zamanli ekraninizda gorme sansini veren guzel bir olusum. Bu sayede, -sanirim- ben de modern insanin pencesinde kivrandigi 'yuksek dozda kendini sevme ve olaysiz hayatinin onemsiz anlarini not etme tutkusu'na kapildim ve boylece bir blogger olmaya karar verdim. Hosgeldin blogculuk egosu. Bugune kadar pek cok kez yaptigim gibi yazdiklarimi onemsiz gorme sendromu etkisiyle aman canim ben de bunu yazdim da size ne tabi haklisiniz alcakgonullugunu de resmen rafa kaldirmis bulunuyorum.
My life rocks and read more to find out about my dirty little secrets, fellas! :)
Yok canim, sir mir yok aramizda. Baya sikici bi insanimdir ben (Ingilizce klavye kazazedeligimi hosgorunuz), bu blogda gorup goreceginiz seyler ancak yeni kesfettigim muzikler, siir, film, okudugum kitaplardan begendigim satirlar, gezilerimden fotograflar ve izlenimler. Insanlar ve mekanlarla ilgili daha cok izlenimler. Insan dogasiyla ilgili biraz daha izlenim falan. Hayatimda izlenim sozcugunu hic bu kadar cok kullanmamis olabilirim. Oncelikle, tumblr hesabimdan ve eski journallarimdan alinmis begendigim yazilarimi clavisaurea etiketiyle yayimlayacagim. Onlari gormezden gelme hakkinizi sakli tutuyorum. O zaman, let the game begin!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder