Yolun orta yerinde duruyorlar.
Yagmur yagiyor, bardaktan bosanircasina.
Birbirlerine bakiyorlar, gozlerini kirpmaksizin.
Gece ruzgarsiz ve tembel. Ne bok yediklerini bilmiyorlar.
Giriş:
Odadalar. Yatağın ucundaki kız ayak parmaklarına kırmızı oje sürüyor. Üzerinde beyaz kocaman bir gömlek dışında hiçbir şey yok ve saçları omzundan beline doğru dökülüyor. Çocuksa pijaması ve atletiyle yatağa uzanıp sırtını duvara dayamış, kitap okuyor. Başuçlarındaki abajurdan tatlı bir ışık yayılıyor. Tavandakiyse rengarenk. Yerdeki radyodan hareketli ezgiler duyuluyor.
Bir sahne:
Banyodalar. Kız küveti doldurup içine girmiş ve başını geriye doğru atmış. Çocuk traş oluyor. Kız, geriye attığı başının tepesinde toplamış saçlarını gevşekçe. Tembelce çeviriyor başını, hafif kısık gözleriyle erkeğin traş olmasının bütün safhalarını gözle görülür bir şehvetle seyrediyor. Çocuk yüzünü yıkadıktan sonra ona bakıyor aynadan. Kız kalkıp çocuğun yanına gidiyor ve birbirlerine dokunmaya başliyorlar. Ateşli bir sekilde öpüşuyorlar ve çocuk kızı kucağına alıyor. Kız çocuğun beline doluyor bacaklarını. Erkek hoyratça duvara yaslıyor kızı. Ve sonra duruyorlar. Kız gidip kapının arkasından bornozunu alıyor ve çocuğa bakmadan dışarı çıkıyor.
Bir başka sahne:
Cocuk mutfakta yemek yapıyor. Kilitte dönen anahtar sesi duyuluyor ve kız elindeki kesekağıdıyla içeri giriyor. Elinde; bir kaç faturayla beraber çocuk için de bir mektup var. Ceketini çıkarıyor, getirdiği malzemeleri telaşsızca yıkıyor ve salata yapmaya başlıyor. Günlerini nasıl geçirdiklerinden bahsediyorlar bu sırada neşeyle.
Sonuç:
Sonrasında tekrar salonlarındaki beyaz kanepede otururken goruyoruz onlari. Kız, cocugun kucağında yatiyor. Çocuk kizin saçlarını okşuyor yavaşça. Karşılarındaki eski televizyonda siyah beyaz bir film oynuyor. Arada birbirlerine bir şeyler söyleyip liseli genc kizlar gibi kıkırdıyorlar. Bu sırada durmadan telefon çalıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder