Salı, Nisan 24, 2012
Ya da
İstediklerine, arzu ettiklerine devamlı dikkat etmek zorundasın. Çünkü kendinden yaratmaya çalıştığın meta benlikle tutarlılık kurmayı beceremezsen birilerine hesap vermen gerekebilir. Bakman yasaktır, gözlerini kaçırırsın, üstünü başını düzeltirsin; eteğinin edepli bir boyutta olması lazımdır, gömleğinin o mahrem yerini gösterecek düğmesinin kazayla bile olsa açılmamasına özen gösterirsin. Para harcamamalısındır, hep iyi, hep güzel, hep temiz, hep güler yüzlü, hep nemli olman gerekir. Yaşlanmaman, kilonu koruman, kaslarını güçlendirmen de lazım. Ders çalışırsın, ödev yaparsın, proje yetiştirirsin. Tozlu kaldırımlarda dolaşır, ağdaya gitmeye zaman bulamadığından güzel eteklerini giyemezsin. Çikolata yiyemezsin, sigara içemezsin, parmaklarını soyup soğana çeviremezsin. Dedikodu yapabilirsin ama, gizlice nefret ettiğin insanları bol bol kötülersin, ağız dolusu kötü laflarla onlara olan nefretini biraz olsun dindirmeye çalışırsın. Sonra onların nefretine değer olmadığını düşünürsün. Kendinden başka biriyle, senin hakkında bir algısı olup olmadığından bile emin olmadığın biriyle ilgili bir duygulanım yaşaman, onunla ilgili bir algı kurman ve onu düşünmen çok saçma gelir, utanırsın. Sonra kendine ve nefretine nasıl da büyük bir paha biçtiğin dank eder kafana, iyice yerin dibine batarsın. İşte böyle zamanlarda, hayatın boyunca kendini kendi gözünde hak ettiğinden, haddinden fazla büyüttüğünü ve bunu gizlemeyi yeterince beceremediğini hatırlarsın. Oysa gizlemelisindir, paylaşamazsın, kendinle ilgili ipucu veremezsin. Gülerler, arkandan konuşup yüzüne gülerler. Sömürüp sömürüp, iliğini kurutur, artıklarını kapı dışarı ederler. Böylece düşüncelerini kendine saklar, kim ne duymak istiyorsa onlara itinayla duymak istediklerini söylersin. Herkes seni sever, kimse seni üzmez, kimse seninle ilgili fazla düşünmez. Kasaptan, manavdan, marketten, eczaneden süzülür otobüslere binersin, kitaplar, filmler, diziler, müzikler akar geçer beyninden, sana dokunup dokunmaması neye yarayacak pek bilemezsin. Her şey zamanı geçirmeye ve aynı zamanda onu durdurmaya yöneliktir. Yaşadığın şey budur da bu hayat mıdır, kime sorsan cevap verebilir?
Cumartesi, Nisan 14, 2012
Kaydol:
Yorumlar (Atom)