Çarşamba, Temmuz 21, 2010

Geceyarisi Ekspresi

Sokak lambalarından geceye sürünen yılışık bir yalnızlık dalgalanıyor camımın önünde. O ışık benim ama yalnız değilim. Gecenin şeytanları içkime karışıp vücuduma giriyor, buldukları tek şey biraz daha is. Kanım çekildi bir kaç zaman önce. Artık damarlarıma yalnız ruhların asla onların olmamış aşkları için sadece geceleri döktükleri gözyaşlarını dolduruyorum. Ellerimde karıncalar dolaşıyor. Minik ayak izlerini doğmalarına izin verilmeyen binlerce cenine benzetiyorum. Penceresini bir karıştan daha fazla açmayan lüks arabaların durup ucuz orospularla pazarlık yapmalarını izliyorum. Satırdan satıra atlarken kalemimi sadece insanların hayal kırıklıklarına ve tatminsizliklerine batırıyorum. Asla mürekkepsiz kalmıyorum. Bazı günler kendimi içinde sadece bir miktar kullanılmış resim olan bir odaya kapatıp duvara bakıyorum. Sarkan duvar kağıtlarının altına gizlenmiş tonlarca çürük et parçası hayal ediyorum. Binlerce yıl ötesinden kalmış günahları düşlüyorum, o etlerde nasıl bir görünüp bir kaybolduklarını yüzümde bir gülümsemeyle betimliyorum uzun uzun. Bebeklere tecavüz eden bir neslin çocuğuyum ben. Pislikten başka hiçbir şeyden haz alamıyorum. Erdemin kırbaçlarıyla anlar içinde inleyerek ölmektense suçluluk duygusuyla asırlar boyunca tiksinerek yaşamayı tercih ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder