Spot. Otobüs duraklarına güneşten önce varan, işe giderken dün akşam karısıyla ettiği kavgayı ya da çocuğunun dersane taksidini düşünen göbekli, ütülenmekten parlamış açık mavi kumaş pantolonlu imitasyon altın saatli memur Hüseyin. Spot.Yalnız yaşayan, orta yaşlı, orta halli, hala 20 sene önce kaybettiği annesinin ördüğü kazakları giyen, salı ve perşembe yardıma gelen kadına düzenli olarak zeytinyağlı enginar ve bakla pişirmesini buyuran Ersan Dayı’nın, yalnız bir akşam yemeği sonrası su bardağından içilmiş şarabı başucundaki sehpada durmak suretiyle televizyon başında uyuyakalması. Spot. Cinsiyet bölmesine “kadın” yazan nüfus memuruna içerleyerek ölçülü bir telaşla “Kadın değil kız” diyen saçları röfleli, kaşları asimetrik olmak suretiyle yay şeklinde alınmış, pembe sedefli ojeyle boyanmış uzun yuvarlak tırnaklı elleriyle saçındaki firketeleri düzelten balık etli, ev yemeği kokulu Atifet Hanım. Spot. Yazın kötülükleri: 1- Umarsızca etrafa saçılmış çirkin ve bakımsız ayak yığını. 2- Tombul bacakları kapatmaya yetmeyecek kısalıkta herhangi bir etek veya elbise. 3- Ter, ter kokusu ve ıslak koltuk altları. 4- Geçici dövme hevesi. Spot. Sigara içmek ve biraz dinlenmek için banklara oturan genç, yaşlı yalnız insanlar. Spot. Tek başına şehirlerarası otobüs yolculuğu yapmak ve profesyonel yolcunun el kitabı. Konubaşlıkları: 1- Laptop’ı idareli kullanmak. 2- Eğlenceli bir kitap okumak. 3- Şarjı tam doldurulmuş bir Mp3 çalar. 4- Sudoku veya kare karalamaca. 5- Yastık. Spot. Günün 12 saati mahallenin kasabı Sinan Beyamcanın dükkanın yanındaki klimasız 4 metrekare dükkanında oturan gariban esnaf Mahmut Abi’ye çektirilen 25 yekare değerindeki hüviyet fotokopisi. Spot. She wants revenge ve Beşiktaş çarşısı paradoksu. Spot. Otobüste para ödenen yere halı seren tek zihniyet: Türkiye Cumhuriyeti’nin nadide Belediye Otobüsleri. Spot. Otobüs ve vapur aşklarına inanan bünyemin en yeni icadı: Aynı bakkala 2 saniye aralıklarla gelip aynı cümleleri kurmak suretiyle 1,5 lt soğuk su isteyen iki insanın “bakkal aşkına” inanmak. Spot. Günlük krizlere ani ve akılcı çözümler diye kart bastırıp bu işe girişsem? Spot. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden insan manzaraları: Ücretsiz internet bağlantısı bulduğu her yerden oyun sitesine giren bel boyu, esmer, çatal sesli, basık suratlı çocuklar. Karşıma oturan biri erkek güzeli olmak suretiyle iki genç, konu muhtemelen ehliyet. Ve tabi bir de gözlerini kaçırmadan üstüme dikmiş ne yazdığımı merak eden sarı “abidas” t-shirtlü ketan abicağız var. Çok şeker, çok naif. Spot. Yolda yürüyodum, yeşil yandı yayalara, bunu tam karşıdan karşıya geçerken düşündüm, devamlı olarak yaptığım şeylerden biriymiş gibi davranmak hoşuma gitti: İnsanların mevsimlik versiyonları var yahu, ve ben yazlık versiyonlara bakarak kışlıkları tahmin etmeye çalışıyorum. Şöyle ki; yazlık modelinde frenchli ayak tırnakları, altın rengi bantlarının üstünde şıkır şıkır parıltılı taşlar sarkan orta kaliteli parmak arası terlik giyen bir hanım teyzemiz, kışın da muhtemelen aynı tarz bir yerden alınmış, aynı kalitede, sivri burunlu, yalancı deri, tarak kemiğinden deforme olmuş, ince topuklu bir çizme giyiyordur. Spot. Kendi kendine oturup yazı yazmak çok konuşma isteğine veya yetersiz uyarıma delalet eder mi?
Not: Her cümlenin başında kullanılan spot kelimesinin amacı İngilizcede “dur!” anlamına gelen “stop!” kelimesine benzerliğinden yola çıkarak okuyucunun zihnindeki diğer aktiviteleri bir anlığına durdurup cümlede anlatılanlara odaklanmasını ya da bir nevi “algısının spotlarını” çevirmesini sağlamaktır.
* klişeyi seven ve/veya klişe-kaydeden.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder