Dun aksam Tunali sokaklarini arsinlarken, size yemin ederim ki kendimdeydim. Ama kendimde olmadigimi sandigim anlar oldu. Daha dogrusu tek basima kaldigim anlarda kendimde olmadigimi dusunebilecek insanlarin oyle dusunmesinin ne kadar da dogru oldugunu dusundum ama kendimdeydim dolayisiyla onlar tum yeterli delillere ragmen haksiz olacaklardi eger kendimde olmadigimi dusunselerdi.
Belki de blogumun adini goren insanlar arada bir acip bir parca Yeraltindan Notlar okudugumu saniyordur. Hayir, bunu yapmiyorum. Basitce zevzekleniyorum ben burda. Evet. Her neyse, Eeer buraya uzun sure sonra tekrar dusme nedenime donecek olursak; dun guzel bir benzetme yaptim.
Geceleri insanlar Ankara'da oldugundan farkli dolasiyor Istanbul'da. Eger saat ucu gectiyse, yerler alkol ve kusmukla bezenmis, les gibi bar tuvaletlerinin fayanslarini ezmis tabanlarla ufaktan pataklanip duruyor mesela. Coktan evlerine donmus insanlar sigara kokan saclari ve nefesleriyle, tika basa alkol doldurulmus mideleriyle coktan yumusak ve sicak yataklarina yigilmis oluyorlar. Ama Istiklal uyumuyor, insanlar futursuzca yemek yiyorlar. Dusunuyorum da, sokaklarda sabaha karsi bu kadar yemek yiyen insan bir arada hic gorulmemistir. Sanki bu o sokagin kendine has gorgu kurallarinin bir parcasi gibi, sokakta yemek yemek, yemek yiyerek hizli hizli yurumek, yemek yiyerek icki icerek muhabbet ederek yavas yavas yurumek. Ama Ankara'da bu boyle degil, yemek yemek pek normal bir sey olmadigi gibi saat ikiyi gectikten sonra bir anda Sakal'in onune konuslanan en cevval kalabalik bile cil yavrusu gibi evine dagiliyor. Yemek yiyecek yer de haliyle fazla yok.
Bu kadar cok yemek dedikten sonra, Istiklal'i dusunerek yaptigim bir benzetme oldu, ama simdi bu benzetmenin her hareketli sehir caddesini kapsayabilecegini dusundum. Sanki evlerine gidip yatmis insanlarin nefesleri, rahatsiz dusleri gelip bu caddelerin etrafini kapliyor. Bu sadece onlarin burayi terketmis olmalarindan degil, bu sokakta sabahin ilk isiklarinda hala o pis yerleri arsinlayan insanlarin baska bir boyuta gecmelerinden kaynaklaniyor. O baska boyut bir cesit delilik yorumu, bir Dionysus ayini ya da ahlaksizliga ovgu. Herkesin normalin sinirlarindan kopup ayri bir gerceklik boyutunda yeni kurallar cercevesinde yasadigi bir yer. Sokakta transgender ya da drag queenler, kabasakalgillerden turlu cesitli ayilar, bu saate kadar okul formasiyla sacma sapan yerlerde icip sican, liseli-oglanli-kizli gruplar. Kol kola yuruyenler, el ele yuruyenler, bir elleriyle yanlarindaki kadinlarin poplarini avuclayan maganda turistler. Haberleri olmadan bu yeni gerceklik haline sirf orada bulunduklari icin gecmeye hak kazanan midyeciler, torbacilar, sivil polisler, ucuz bar sarkicilari, ucuz rak bar alternolari... Son derece ahlakli ve normal hayatlarinda uyuyan insanlarin ruyalari ve bu ahlaksizlik ortamini erken terketmis- alkol alan ama Istiklal'in o saatlerini asla gormemis- insanlarin gece hayati kokulu nefesleri tum sehri sarip sarmalar ve Istiklal'i bir dikdortgenler prizmasi olarak icine hapsederken bu hayali parmakliklarin arkasindaki 'araf'ta yarim yamalak hatirlayacaklari saatler geciriyorlar digerleri.
Sanki Meydan'da ve Tunel'de yeterince dikkatli bakarsaniz o ince sis halkasinin bir buzlu cam gibi bahsi gecen yerleri etraflica sarip sarmaladigini siz de gorebilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder